Yönetmelik pek çok tarafı doğrudan
ilgilendirmekte ve çizdiği çerçeve dahilinde bağlamaktadır. 2008’de yayınlanan
yönetmeliğin bazı maddelerinde 2007 ve 2008 yılları içersinde değişiklikler
yapıldı. Ambalaj Atıkları Yönetmeliği’nin uygulamada karşılaşılan sorunlarını
ele almak ve tüm bunları yeniden değerlendirmek üzere Mayıs 2009’da 1. Ambalaj
Komisyonu toplandı. Ambalaj Komisyonu yaklaşık 10 alt komisyon oluşturulmasına
karar verdi. Ambalaj Atıkları Yönetmeliği’nin uygulamada karşılaşılan
sorunlarının değerlendirilmesi ve önceliklerin belirlenmesi amacıyla komisyonda
yer alan taraflar, konuya ilişkin görüşlerini ortaya koymaya çalıştılar.
Dergimizin uzun zamandır Ambalaj Atıkları Yönetmeliği’nin doğrudan
ilgilendirdiği kesimlerle yaptığı görüşmelerde özellikle bir husus öne çıktı:
“Sanayiden bedelsiz alımı...”
Ambalaj Atıkları Yönetmeliği’nin halihazırda önümüzde duran
en büyük problemlerinden birisinin sanayiden ambalaj atıklarının bedelsiz
alınmasından kaynaklandığını dile getiren çok geniş bir kesim olduğunu
görmekteyiz. Konutlarda kaynağında ayrı toplamanın yükünü almak amacıyla
bedelsiz uygulamasına gidilmesinin ağır sorunlara yol açtığını bildiren çeşitli
kesimler, bu uygulamanın gerek sanayicilere gerekse toplama ayırma
çalışmalarını yürüten firmalara ciddi zararlar verdiğini ve hedeflenen konuttan
ayrı toplama çalışmalarını olumsuz etkilediğini vurguluyorlar. Çevre ve Orman
Bakanlığı’ndan alınmış olan geçici yetki belgelerinin lisanslanması için
belediyelerle anlaşma yapılmasının zorunluluğuna dikkat çeken bazı kuruluşlar,
bu durum sonucunda belediyelerin konutlardan kaynağından ayrı toplamadan daha
çok firmalardan gelecek olan kaynakla! ilgilendiklerini iddiaa ettiler.
İddiaalar öylesine bir hal almış durumdaki; bazı belediyelerin özellikle
sınırları içinde sanayileşme yoğunluktaysa; firmalardan 100 milyarlarca lira
talep edildiği söyleniyor. Konutlardan ayrı toplamanın maliyeti dikkate
alındığında firmaların pek çoğunun sanayiden bedelsiz aldığı ambalaj atıklarını
sanki konutlardan ayrı toplama yapmış gibi belgelendirdiği de iddia arasında.
Bedelsiz uygulamasına karşı çıkan sanayiciler ise piyasaya sürenler olarak iki
yönlü bedel ödediklerini öne sürüyorlar. Bugün sektördeki eğilim bakanlıktan
alınmış olan lisansın belediyeyle anlaşma yapmaksızın sanayiden bedelli alımın
yapılabilmesinin önünü açmak yönünde. Konutlardan kaynağında ayrı toplama
yapmak isteyen firmaların ise
belediyelerle ayrı anlaşma içine girmesi gerektiği söyleniyor.
Yönetmelikte bir revizyona gidilmesi durumunda en can alıcı hususun bu olduğu
yönündeki görüşlerin yanısıra, bedelsiz uygulamasının devam ettirilmesi yönünde
de görüş bildirenler olduğunu görüyoruz. Bu görüşü öne sürenler bedelsiz
uygulamasının varlıklarını idame ettirmede hayati önemi olduğunu dile
getiriyor. Öte yandan sanayiden toplamanın problem olmadığını, asıl sıkıntının
konutlardan kaynağında ayrı toplamada yaşandığını dikkate alanlar ise
belediyelerle bu yönde anlaşma yapan firmaların gerçek anlamda kar etmelerinin
önü açılacak diyorlar. Özetle üç kritik nokta çözümlenmeli; belediyelerin
mantık dışı talepleri nasıl engellenebilir, piyasaya sürenlerin ödediği bedel
işini doğru yapanlara nasıl aktarılır, konuttan ayrı toplama başarıya nasıl
ulaştırılır. Bir hatırlatma daha;
serbest piyasa koşulları dahilinde haksız rekabete yol açmadan bütün bu işler
nasıl yürütülür... Sözün özü ise; artık kimse yeni bedel ödemek istemiyor!
Lütfen dikkat buyurun...